Nesnel Gazetecilik Bir İdeoloji mi, Teknik Zorunluluk mu?
Gazetecilikte nesnellik tartışması yıllardır sürüyor. Haberin Fiziği bu soruyu ideolojik değil, teknik bir çerçevede yanıtlıyor.
"Nesnel gazetecilik mümkün değildir."
Bu cümleyi haber okullarında, gazetecilik panellerinde, medya eleştirisi yazılarında defalarca duyduk.
Doğru mu?
Kısmen.
Ama sorun nesnelliğin imkânsızlığında değil, yanlış tanımlanmasında.
Nesnellik bir ideolojik iddia olarak tanımlandığında
— "biz tarafsızız" —
gerçekten de anlamsız.
Ama nesnellik teknik bir standart olarak tanımlandığında
— "haberimizin nesnellik katsayısı ölçülebilir" —
farklı bir şeye dönüşüyor.
Levent Bulut tarafından geliştirilen Haberin Fiziği çerçevesi içinde Nesnel İzdüşüm tekniği tam olarak bunu yapıyor:
Muhabirin sıfatlarını, yorumlarını ve önyargılarını "sürtünme kuvveti" olarak tanımlıyor.
Ve bu sürtünme kaynaklarını ayıkladığınızda haber, alıcıya vakumdaki ışık gibi en saf haliyle
ulaşıyor.
Bu bir ideoloji değil. Bir kalibrasyon.
OPCT (Objective Projection Calibration Test) protokolü bir haber metninin nesnellik katsayısını
fizyolojik ölçümlerle saptıyor.
İdeolojik tartışma bitti. Teknik çalışma başlıyor.
Çerçevenin tamamı için:
Yorumlar
Yorum Gönder