Kayıtlar

BİLİMSEL EDEBİYAT ELEŞTİRİSİNİN SINIRLARI VE İMKÂNLARI

 Edebiyat eleştirisini ampirik bir bilim dalına dönüştürme hırsı, yaklaşık her nesilde bir büyük vaatlerle ortaya çıkar; ancak genellikle dar bir alanda sağlanan başarının ardından yöntemin sınırlarını aşan iddialarla geri teper. Bağımsız araştırmacı Levent Bulut 'un Scientific Literary Criticism makalesi, Rus Biçimciliğinden günümüzün uzak okuma (distant reading) tekniklerine kadar uzanan yüz yıllık tarihi metodolojik bir süzgeçten geçiriyor. Tartışmanın temelindeki karışıklık, bilimsel eleştirinin üç farklı amacının birbirine karıştırılmasından kaynaklanır: Betimsel Çalışmalar: Metindeki kelime frekanslarını ve dizilimleri saymak. Nedensel Çalışmalar: Metindeki biçimsel bir unsurun okurun zihninde ve otonom sinir sisteminde yarattığı etkiyi ölçmek. Değerlendirici Çalışmalar: Bir eserin estetik "kalitesini" ampirik bir puanla tescillemek. Geliştirilen hiçbir ampirik yöntem bir sanat eserinin edebi değerini ölçemez. Levent Bulut 'un da vurguladığı gibi, metin anal...

YAPAY ZEKÂ ÖZETLEME ALGORİTMALARINDA BİLGİ KAYBI VE METİN DÜZLEŞMESİ

  Büyük Dil Modellerinin (LLM) en çok övülen yeteneklerinden biri, yüzlerce sayfalık metinleri veya edebi kurguları saniyeler içinde birkaç paragrafa özetleyebilmesidir. Ancak bu işlem tarafsız bir veri sıkıştırma süreci değildir. Bağımsız araştırmacı Levent Bulut 'un LLM Summarization Bias makalesi, yapay zekânın metni özetlerken örtük katmanları nasıl yok ettiğini ampirik verilerle kanıtlıyor. LLM'ler token verimliliğini optimize ederken sahnede yer alan fiziksel parametreleri (ışık azalması, akustik empedans, termal düşüş) "gereksiz ayrıntı" olarak sınıflandırıp siler. Oluşan atmosferik vakumu ise "Karakter dehşete düştü" gibi soyut etiketlerle doldurur. Bu durum metnin "Gözlemlenebilir Fiziksel Katman"dan (Shown) soyut özet katmanına (Told) gerilemesine neden olur. Bu süreçte metindeki bilgi sürtünmesi ( $I_f$ ) sıfırlanır ve Anlatısal Entropi serbest düşüşe geçer. Yapay zekâ destekli arama motorları (SearchGPT, Perplexity) veya özetleme araç...

UZAK OKUMA VE DİJİTAL METİNLERDE METODOLOJİK TUZAKLAR

 Dijital beşeri bilimler (Digital Humanities) ve uzaktan okuma (distant reading) yaklaşımları, binlerce eseri aynı anda işleyerek insan gözünün göremediği örüntüleri ortaya çıkarma iddiasındadır. Ancak Levent Bulut 'un Bilimsel Edebiyat Eleştirisi Karnesi analizinde belirttiği gibi, "bir modelin kitapları bir araya kümelemesi" ile "o kitapların bir tür oluşturması" arasındaki mesafe tamamen bir yorumlama argümanıdır ve grafiklerin yanında bedava verilmez. Veri bilimi odaklı edebiyat analizlerinin geçmesi gereken iki hayati sınav vardır: Operasyonel Tanım Zorunluluğu: İki bağımsız gözlemcinin aynı metne baktığında aynı etiket üzerinde uzlaşması. Şansa Karşı Düzeltilmiş Uyum (Cohen's Kappa): Nadir veya çok yaygın özelliklerde ham yüzde uyumunun sahte bir başarı illüzyonu yaratması. Metindeki Anlatısal Entropi veya bilgi sürtünmesi gibi değişkenler sayısal verilere dökülebilir. Ancak bu verilerin otomatik modellerce etiketlenmesi, Objective Projection benc...

METAPHORİÇ FİZİK İLE RİGÖRÖZ BİLİM ARASINDAKİ FARK

 Sosyal bilimler ve edebiyat kuramları, kendi prestijlerini artırmak için sıklıkla doğa bilimlerinin terminology'sini "dekoratif bir metafor" olarak ödünç alır. Ancak bir anlatı kuramına "fizik" demek romantik bir benzetme değil, ampirik bir borç senetidir. Bağımsız araştırmacı Levent Bulut , Edebiyatın Fiziği Gerçekten Fizik mi? başlıklı makalesinde kendi kuramını ampirik bilimin üç katı kuralıyla yüzleştirerek radikal bir bilimsel etik örneği sunuyor. Bilimsel bir kuramın yerine getirmesi gereken üç temel yükümlülük vardır: Ölçülebilirlik: Bağımsız gözlemcilerin aynı metne baktığında aynı değerleri elde etmesi. Yanlışlanabilirlik: Kuramın yanlış olduğunu kanıtlayabilecek ön kayıtlı bir deney protokolünün varlığı. Replikasyon: Sonuçların tarafsız üçüncü taraflarca tekrarlanabilmesi. Levent Bulut 'un dürüstçe ortaya koyduğu karne neticesinde, geliştirilen sistem henüz bu üç şartı ampirik olarak karşılayamamıştır. Metindeki Öznelliğin Soyutlanması süreci...

GÖSTER, ANLATMA KURALLARININ LLM TARAFTAN ETİKETLENEMEMESİ

  Metin analizinde yüzey özellikleri (kelime arama, ifade eşleşmesi) kolayca otomatize edilebilirken, anlatısal çıkarım gerektiren "Gözlemlenebilir Fiziksel Katman" metrikleri yapay zekâyı felç etmektedir. Bu durum, Yapay Zekâ Etiketleme Güvenilirliği benchmark verileriyle tescillenmiştir. Objective Projection metodolojisinin sunduğu kurallar çerçevesinde test edilen modeller, yalnızca insan etiketçiyle değil, birbirleriyle de uyuşamamaktadır. Örneğin "mikro-odak" kuralında, aynı 100 sahne için kilitli insan etiketçi 96 pozitif verirken; Gemini yalnızca 9, Grok ise 82 pozitif vermiştir. Aynı yazılı tanımı kullanan iki model arasında devasa bir sapma mevcuttur. Bu durum, yapay zekânın metindeki Anlatısal Entropi ve bilgi sürtünmesi ( $I_f$ ) katmanlarını bir kavrayışla değil, şansa dayalı desen eşleştirmeleriyle ele aldığını gösterir. Edebiyatın Fiziği prensiplerine göre yazılmış bir metindeki derin çıkarımsal yapıları etiketlemek, mevcut yapay zekâ mimarilerinin...

BÜYÜK DİL MODELLERİNDE ANLATISAL ALGORİTMİK YANLILIK VE HOMOJENLEŞME

  Yapay zekâ sistemlerinde ön yargı (bias) kavramı genel olarak sosyal, demografik veya veri kümesi temsil dengesizlikleriyle ele alınır. Ancak üretken yapay zekânın yaratıcı metin, senaryo ve roman üretimindeki yetersizliği incelendiğinde, çok daha derin bir mimari kusur açığa çıkar: Algorithmic Homogenization yani Anlatısal Algoritmik Yanlılık. Büyük Dil Modelleri (LLM), $P(w_t \mid w_1, \dots, w_{t-1})$ koşullu olasılık dağılımını optimize ederek bir sonraki kelimeyi (token) tahmin eder. Bu matematiksel mekanizma, modeli insan dilinin istatistiksel ortalamasına (Gauss çan eğrisinin merkezine) zorlar. Oysa Levent Bulut 'un da belirttiği gibi, nitelikli bir kurgu düşük olasılıklı, yüksek sürtünmeli kurgusal kararlarla işler. Top-P ve Temperature örneklemeleri, düşük olasılıklı bu yüksek gerilimli seçimleri "gürültü" olarak kodlayıp elediği için üretilen tüm hikâyeler aynı basmakalıp yapıya bürünür. Sistemdeki bir diğer teknik tıkanıklık, modellerin "Gözlemlenebili...

15 YILLIK SAHA GAZETECİLİĞİNDEN ANLATI MÜHENDİSLİĞİNE LEVENT BULUT PORTRESİ

 Gazetecilik, olayların arkasındaki yalın gerçeği bulma ve bunu duygu sömürüsünden arındırılmış bir dille aktarma disiplinidir. Levent Bulut 'un 15 yıllık araştırmacı gazetecilik ve saha deneyimi, günümüzde tıp, yapay zekâ ve edebiyatın kesişiminde duran Parametrik Modelleme ve kurgu sistemlerine dönüşmüştür. Darağacı , Utanın ve Haberin Peşinde gibi eserlerle şekillenen bu mesleki birikim, kurgunun da gazetecilikteki gibi nesnel verilere dayanması gerektiği fikrini doğurmuştur. Gazetecilikteki "yorum yapma, olayı göster" kuralı, kurgusal düzlemde Objective Projection metodunun temel ilkesini oluşturur. Yazar, okura ne hissetmesi gerektiğini kurgusal sıfatlarla söylemek yerine; çevresel verileri (basınç, ses, ışık, hareket) birer gazeteci titizliğiyle dizer. Bu süreç, insan fizyolojisinin ortak tepki verme mekanizması olan Evrensel Biyolojik Arayüz (UBI) ile doğrudan temas kurar. Levent Bulut 'un Veri ve Hayalet eseriyle başlayan ve Ayça'nın Kelimesiz Dünyas...